Şubat ayının sonlarında Dersim için önerilerimizi Dersim Çıplak yazısıyla kamuoyuna sunduk, bu yazıyı dahada somut hale getirmek ve çözüme faydası olacak kanallardan en önemlisi olan Tunceli Üniversitesi Rektörü Sn.Durmuş Boztuğ'ada ikinci defa mektup yazdık.
Aradan iki ay geçti, gelen tepkilere baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, ne yazıkki her zaman olduğu gibi çok az sayıda duyarlı insanla bir türlü azınlıktan çoğunluğa ulaşamadık.
Yıllardır söylüyoruz ve söylemeyede devam edeceğiz, Dersim adına yola çıkan kurum ve kişileri bir kereliğine gözden geçirin. Bütün sorunları birden çözmek gerçekçi değil fakat acil olarak yapılması gerekenler nelerdir, lütfen bir kağıda yazın düşünün, sonrada değerlendirin, sizin gözünüzde sorunlara kim ne kadar samimi yaklaşıyorsa yüksek sesle ifade edin.
Kurumların ve kişilerin kendilerine göre öncelikleri olan sorunlara karşı çaba göstermeleri önemlidir fakat kamuoyu vicdanı denilen bir şey var. Eğer siz içinde bulunduğunuz toplumun kamuoyu vicdanına yani sorunlarına yönelik çabalar göstermiyor veya gösteriyormuş gibi hareket ederseniz mutlaka vicdanlarda mahkum olursunuz.
Defalarca dile getirdik zaman su gibi geçiyor ve geçen zamanın telafiside yok. Kaç yıldır sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, gelin bir defada olsa sadece Dersim doğası için bir bilemediniz iki hafta beraber çalışalım diye, ne hikmetse sesimiz duyulmadı halen bildik gündemlerle koskoca Dersim potansiyeli başka kanallarda gezdirilmeye devam ediliyor.
Bazen bizde şaşırıyoruz bir yerlerde mutlaka terslik var diye, bu bizdede olabilir veya bizi anlamak istemeyenlerdede. Tunceli Üniversitesi web sayfasında Rektör beyin barajlarla ilgili çalışma yapacaklarına dair demeci çok sevindirici, aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen Üniversitenin çalışmalar yapacağı konusunda halen umutluyuz, umarız geç olmadan çalışmalara başlarlar. Burda ek parentez açarak belirtelim Tunceli Üniversitesinin oluşturacağı komisyon özellikle Mayıs ayını değerlendiremezse bu yılı kaybetmiş olur.
Peki Dersimdeki belediyeler, sivil toplum örgütleri, basın ne düşünüyor diye soru aklımıza takılıyor. İlla son ana kadar bekleyip bir yürüyüşle kendilerini kurtaracaklarınımı sanıyorlar yoksa kamuoyunun bilmediği çevreyle ilgili çalışmalarımı var diye merak ediyoruz.
Her kesi eleştirme diye bir hastalığın içine tabiki düşmek istemiyoruz, Munzur Doğa Aktivistleri çok yalnız olsalarda çabalıyorlar, tek tek bireylerde çırpınıyorlar ama bunlar gerçekten yetmiyor, koca koca isimleri olan sivil toplum örgütleri, partiler ve özellikler belediyeler ne yapıyorlar.
Dersim belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyelerinin ne gibi çalışmaları var, bu konularda açıklama yaparlarsa çok sevineceğiz, en azından kamuoyu aydınlanır. Adaylar açıklandı artık ister istemez seçim gündemi çevre sorunlarının önüne geçti. Bu yılıda büyük ihtimalle seçimlerden dolayı kaybedeceğiz, ardından festival dönemi, yani anlıyacağınız bir türlü barajlara çevreye vakit olmayacak. Haksızlık etmeyelim gene üç beş pretosto olacak, festivalde hem eğlenilip hemde barajlara hayır sloganları tabiki olacak.
Bunun kabul edilir yanı yok, yirmibirinci yüzyılda yaşıyoruz, terkedemediğimiz eski alışkanlıkların sorunlara çözüm olunamayacağını artık bilmek zorundayız. Dersimin çevre sorunlarıyla ilgili bilgileri sınırlı olanların geçerliliği bitmiştir, yapacakları bundan sonra tekrardan ibaret olacaktır.
Peki biz ne yapalım pesmi edelim, sorun var sorun var diye ağlayıp sızlayalımmı, yoksa Temel fıkrasındaki gibi ''Ula sen beni tanımadığına göre ben de seni tanımıyorum''mu deyip köşemizemi çekilelim.
Nerden bakarsanız bakın Dersim sorunu çok büyük ve çözüm çok uzaklarda. Daha öncede belirttik Dersim doğası ve kültürü keşfedilmemiş kıta gibi, yeterki çözüm için çaba gösterelim.
Bizler yıllardır derdimizi anlatamadık, üzüntü verici ama ne yapalım başaramıyoruz, yolumuz uzun zaman kısa ve çaresiz, bahanelere sığınmadan elimizden ne gelirse sonuna kadar yapacağımızı tekrar ve tekrar belirtmek isteriz.
Duyarlı insanlardan tek bir şey istiyoruz, teknoloji çağında yaşıyoruz, internette binlerce üyeli sosyal ağlarda geyik muhabbetleri yapıp birbirimizi mutlu edeceğimize
Tunceli Üniversitesine, Dersimdeki Belediyelere, Dersim adına yola çıkan kurum ve kuruluşlara çözüm için daha çok çaba göstermeleri yönünde mailler yazarak çağrıda bulunalım.
Barajlar ve siyanürle altın ayrıştırmalarıyla ilgili vatandaşlık haklarınızdan, ortaklık duygularımızdan yola çıkarak sorunlara karşı Dersim yerelinde önemli olan bu kurum ve kuruluşlara sorularımızı soralım ve kamuoyu ile paylaşalım. Tek bir soruya bile alacağınız cevap kamuoyu oluşturacaktır, sivil denetimin Dersimde önünü açacaktır.
İnanın bir tek soruya alacağınız olumlu veya olumsuz cevap bile kamuoyu oluşturmak için çok önemli. Sivil denetim, soruna çözüm yönünde katkı sağlaması açısından mutlaka yapılmalı, bir diğer önemli konu ise Dersimdeki medya. Basına çok iş düşüyor, eğer basın barajlar sorununu doğru sorgular, çözüme yönelik kamuoyuna taşırsa kurum ve kişiler daha sorumlu hareket edeceklerdir.
Web sayfamızda kaç defa zamanı hovardaca umursamadan heba ettiğimizi yazdık, görünen o ki bu yıda elden gidiyor.
Satır aralarında dedik, kırılsakda umduğumuzu bulmasakda biz yolumuza devam ediyoruz. Ekim ayında neler yapıp yapmadığımızı çok geniş şekilde kamuoyuna sunacağız. Kimseyede gelin düşüncelerimize katılın demiyoruz, sonuçta herkesin vicdanı kendine.
Bizim derdimiz ilgileniyormuş, yapıyormuş gibi yapıp gündem değiştirenlerle değil, gerçekten bir şeyler yapmak istiyenlerle, onlarda hiç olmazsa yukardaki kurum ve kişilere kamuoyu önünde çözümlere verecekleri yanıtlarla ilgili başvururlar ve sivil denetimi hayata geçirirlerse küçük adımları atmış oluruz.
Bu resim Mercan barajı için için yapılan ek beton yığınları arasında inadına yaşama tutunan bitkinin haykırışıdır, binlercesi yok oldu, ekolojik yaşam çok büyük darbe aldı, duyarlı olmadığımız sürece felaket kapımızdan eksik olmayacak, haberimiz yokdu demeyin!
Nisan 2011
