dersimli kral

BEN BİZANSIN DERSİMLİ İMPARATORU TZİMİSKES…

DÜNYAYA ADINI NAKŞETMİŞ ÇEMİŞGEZEKLİ BİR İMPARATOR: 

YANNİS (JOHN/JEAN/GIOVANNI)  TZİMİSKES

Dr. Serkan ERDOĞAN

dersimli kral

dersimli kral 1

John I. Tzimiskes. Modena Zonaras’tan bir minyatür

(Biblioteca Estense, Modena -İtalya)

Tarihsel kaynaklara göre  M. S. 969- 976 yıllarında hüküm süren Bizans İmparatoru Yannis Tzimiskes(John/Jean I. Tzimiskes)’in Çemişgezekli soylu bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ermeni kaynakları Tzimiskes, Bizans Dönemi’nde IV. Ermenistan eyaletindeki Khozan (Hozat) bölgesinin antik dönemde adı Hierapolis olan Çemişgezek’te doğdunu belirtirler. Dönemin yeryüzü üzerindeki en büyük politik güçlerinden Bizans İmparatorluğu’nun tahtına oturmuş olan Tzimiskes’in soyu „Kurkuas“ adındaki soylu bir Ermeni ailesine dayanmaktadır. Bizans kaynaklarında „Jean“ adıyla da anılan Tzimiskes’in Kurkuas soyunun bir kolunun o dönemki adıyla Hozan (Hozat) bölgesindeki varlığını tarihsel kaynaklar doğrulamaktadır. Kurkuas klanı, IX. ve XI. yüzyıllar arasında askeri ve politik bakımdan bölgesel büyük bir aristokratik grup olarak tarih sahnesine çıkarlar. Bizans devlet bürokrasisinde Ermeniler’in etkinliğinin X. yüzyılda arttığını belirtmek gerekir. Tzimiskes’in anne tarafı ise Grek kökenli Phokas ailesine mensuptu ve kendisinden önce imparator Nikephoros Phokas’ın yeğeniydi.

Süryani ve Ermeni kaynakları söz konusu Bizans imparatorundan Tzimiskes’in bir türevi olan Çımışkig ismiyle söz etmektedirler.

dersimli kral 2Yannis Tzimiskes portreli Histamon sikkesi

Bizans İmparatoru II. Romanos 15 Mart 963 yılında ölünce karısı Theophano yönetim dizginlerini eline almıştır. Bu sırada oğulları Basileios ve Konstantinos henüz küçük yaştaydılar. Nihayetinde yönetim Nikephoros Phokas adlı bir yöneticiye bırakılır. Phokas bir süre sonra Theophano ile evlenmiştir. Yeni imparatorun gerçekleştirdiği idari düzenlemeye göre devlet yönetiminde en önemli iki komutanlıktan biri olan Doğu Orduları’nın başına Yannis Tzimiskes getirilir; ve böylece Tzimiskes Bizans devlet yönetiminde önemli bir görevle tarihte ki yerini alır.

Nikephoros Phokas bürokrasi de bazı düzenlemelerin yanı sıra baskıcı yöntemlere de başvurması kimi tepkilere yol açmıştır. Kilisenin onayından geçmemiş olan evlilik ilişkilerinin fütursuzluğu ordu içerisinde tepkilere ve devlet yönetiminde zaafa yol açar ve bu durum Phokas’ın Theophano ile aşkının son bulmasıyla neden olmakla birlikte ilişkilerinin sarsılmasına beraberinde getirir. Sonrasında İmparatoriçe Doğu Ordusu komutanı Yannis Tzimiskes ile ilişkisini pekiştirir. Tarihsel kaynaklar Çımışkig(Yannis Tzimiskes) ile İmparatoriçe Theophano arasındaki münasebeti ve Tzimiskes’in imparatorluğa geçişini şöyle anlatmaktadır: Çımışkig, Bizans İmparatoriçesinin gayretleriyle yazın inzivaya çekilmiş olduğu Çemişgezek’teki mâlikanesinden ayrılması için ona güvenceler verdi. Bundan sonrasını Urfalı Mateos şöyle devam etmektedir: „İmparatoriçe, Bizans İmparatoru Nikefor (Nikephoros Phokas)’dan gizli olarak, onu İstanbul’a getirdi. İmparatoriçe, onunla evlenmek ve onu tahta çıkarmak vaadiyle, İmparator Nikefor’u öldürmek hususunda bu adamla işbirliği yaptı. Çımişgik, dinsiz kraliçenin bu teklifini kabul etti. Bir akşam aziz İmparator Nikefor, mumlar yanmış olduğu halde tahtına oturmuş kutsal kitabı okumakla meşgulken, imparatoriçe, içeri girip ona sarıldı ve yanında bırakılmış olan kılıcını sıkıca bağladı. İmparotoriçe bundan sonra dışarı çıkıp suç ortağının yanına gitti ve âdil adamın kanını dökmek üzere, öldürücü hançeri kendi eliyle ona verdi. Çımışgik gizlice imparatorun odasına girdi. İmparator, onu görünce; ‚Ey kuduz köpek, burada ne arıyorsun‘ diye bağırıp yerinden fırladı ve kılıcını aradı, fakat onun sıkıca bağlanmış olduğunu gördü. Çımışgik o an imparatorun üzerine atıldı ve bu en iyi adamı, yırtıcı bir hayvanın  merhametsizliği ile parçaladı  ve vücudunu üç parçaya ayırdı. İmparator, kendi kanıyla boyanmış olduğu halde ağır işkenceler içinde acı bir ölümle son nefesini verdi….“ Bazı tarihsel kaynaklara göre İmparatoriçe Theophano, Tzimiskes’i bir küfenin içinde saklı olarak saraya soktuğunu ifade ederler. Aynı kaynaklar Tzimiskes’e iki dostununda ona refakat ederek Nikefor’u uykuda bastırıp onu öldürdükleri ve başını kesip, meşalelerin aydınlığı içerisinde pencereden, oraya koşmuş olan askerlere ve halka gösterdiklerini bunun üzerine, Tzimiskes imparator ilan edildiğini yazarlar. Her iki farklı anlatımın hangisi doğru olursa olsun 10-11 Aralık 969 günü gerçekleşen bu olayın sonucunda Çımışkig, Grek (Bizans) tahtına oturdu. Ancak kilise imparatorluk tacını giymesi için Theophano’nun saraydan uzaklaştırılması şartını öne sürer ve Tzimiskes bu şartı kabul ederek imparatoriçeyi bir süre saraydan uzaklaştırır. İstanbul’u zaptla bütün Roma İmparatorluğu’nu kendi egemenliği altına almıştır. Bu olaydan sonra Tzimiskes, İmparatoriçe Theophano’nun hayatta olmayan ilk eşi eski imparator II. Romanos’un oğulları olan Vasil (Basileios) ve Konstantin(Konstantinos)’i imparatoriçenin öldürme niyetinden şüphelenerek  Hantsit (Elazığ – Til Enzit) eyaletinin Vasavakan (Vaskovan/Akçapınar – Çemişgezek) kasabasına yollamıştır.

dersimli kral 3Yannis Tzimiskes’in savaşta yendiği Kiev Prensi Sviatoslav ile karşılaşmasını tasvir eden bir portre (Klavdiy Vasiliyevich Lebedev 1852-1916)

Tzimiskes’in en önemli siyasi faaliyetleri arasında Germenler ile arasındaki siyasi ilişkileri düzeltmesidir. Akrabası olan Prenses Theophano’yu Roma-Germen kralı Otto ile evlendirerek bir dostluk ilişkisi tesis etmişti (972). Bundan sonra doğuya yönelerek Güneydoğu Anadolu, Suriye, Lübnan, Filistin gibi yöreleri egemenliği altına aldı. Kuzey Afrika’da devletleşmiş olan Fatımiler’in akınlarını dizginledi. Onun zamanında Bulgar Krallığı Bizans topraklarına katıldı. Tzimiskes tüm bu başarılı seferlerden dönerken ani hastalığı neticesinde 10 Ocak 972 yılında vefat etmiştir. Kendisinin bu ani ölümü araştırmacılar tarafından zehirlenerek öldüğüne yönelik bir emare olarak kabul edilmiştir. Buna karşın Orta Çağ’da yaşamış Süryani kökenli Urfalı Mateos Tzimiskes’in tahttan inişi ve akıbeti hakkında şöyle demektedir: „İmparator Çımışgik bir çok harp ve zaferlerden sonra ölüm korkusu ile sarsıldı ve tanrının muhakemesinin dehşetine kapıldı. Masum Nikefor(Nikephoros Phokas)’un haksız ölümünü hatırlayıp ağlıyor ve figan ediyordu. Boş yere döktürmüş olduğu kanın silineceği ümidi ile faziletli bir hayat sürmeğe karar verdi. Grek İmparatorluğu’nun tahtı üzerinde bulunduğu müddet beş sene olmuştu. İmparator, bu düşünceleri esnasında, tanrının iradesine uygun iyi bir fikir edindi. Hantsit (Elazığ-Til Enzit) eyaletinin Vasavakan (Vaskovan/Akçapınar) şehrine adam gönderip evvelce, kötü niyetli anneleri imparatoriçenin yanından ayırıp oraya Sprmig’in yanına göndermiş olduğu İmparator Romanos’un iki oğlunu Vasil ve Konstantin’i getirtti. Vasil İstanbul’a getrildikten sonra, Çımışkig imparatorluğun bütün ricalini içtimaa çağırdı. İmparatorluk içerisinde büyük bir içtima aktedildi. İmparator Çımışkig, tacı başından çıkarıp onu kendi elleriyle Vasil’in başına koydu, onu tahta oturttu ve onun önünde eğildi. O, böylelikle, Grek İmparatorluğunu ona tevdi eyledi. Çımışkig, Vasil’i atalarının tahtına sahip ettikten sonra, kendisi de bir manastıra çekilip  rahip oldu ve ikamet etti. Böylelikle daha dün bir imparator olan bir adam, fakirlerle beraber sofraya oturuyor ve masum Nikefor’un ölümü üzerine çökmüş bulunan günahından kurtulup mukaddes İncil’in vaat ettiği mutluluğa mazhar olmak arzusu ile gönüllü bir fakir olarak yaşıyordu.“

Tarihsel kaynaklar Yannis Tzimiskes’i Bizans’ın en gözde imparatoru olarak nitelemektedir. Tzimiskes’in bu özelliğinin altında askeri yetenek, zekâ ve cesareti kendi kişilinde bütünleştirmesi yatmakta olduğunu not düşmek gerekir. Onun yönetime ilişkin şu özdeyişi ünlüdür: „Bu hayatta iki kudret tanıyorum. Papazlık ve İmparatorluk. Dünyanın yaratıcısı bunlardan birincisine ruhlarla ilgilenmeyi, ikincisine ise vücutlar üzerindeki hâkimiyeti tevdi etmiştir; her iki kudret herhangi bir zarara uğramadığı takdirde dünya da huzur ve refah hâkim demektir.“