AYIPTIR GÜNAHTIR, MEZARLIĞADA DOKUNULURMU.

Bu kadarı ne Afrika'da nede üçüncü dünya ülkelerinde olur. Muz cumhuriyetlerinde bile gün olur devran döner hesap sorarlar diye doğa katliamları Dersim'deki kadar göstere göstere yapılmıyor. Sadettin Saran aklı sıra Dersim'i saracak, Pülümür barajı dolayısıyla aldığı proje için kural tanımadan yoluna devam ediyor.

Saran holdingin ÇED raporu için bulduğu Armada Eğitim, Danışmanlık ve Mühendislik şirketinin ÇED başvuru dosyasını okuduğunuzda, araştırma adı altında araştırmadıkları ortaya çıkıyor. Armada şirketinin hangi elemanları bölgede araştırma yaptılar, hangi konuda uzmanlar bilinmiyor, kapalı kutu ne çıkarsa çıksın ÇED raporuna evet denilecek. Bu kadar net ve berrak, nedeni ise bölge bilim adamlarınca çok az araştırıldı, gerçekten araştıranları ise Dersim'i yıkmaya çalışanlar görmezden geldikleri için, Ankara'da masa başında oturan yüksek çevrecilerin uydurma raporlarıyla herşey halledilmeye çalışılıyor.Xarçik nehri ve Pülümür vadisinde kim bugüne kadar en ufak araştırma yaptı diye merak ediyoruz, olsaydı az çok konularla ilgilendiğimiz için bilirdik.

Xarçik nehrinin su kalitesi, içerdiği biyolojik envanter ve Pülümür vadisini nasıl araştırdıklarını Armada şirketine sormak istyoruz. Einizde ne tür bilgi ve belge var dersek ne cevap verirsiniz.

1971 yılında Miili Park ilan edilen Milli Park Munzur kadar Pülümür vadisininde, Milli Park ilan edilecek kapasiteye sahip olduğunu bilmedikleri hatta Dersim doğasını hiç tanımadıkları halde ÇED başvuru dosyasını yazdıkları belli.

Bu şirketin yüksek çevrecileri Liken diye bir bitki duydularmı bilmiyoruz, belkide biliyorlardır. Peki liken türlerinin 2005 yılına kadar Dersim'de hiç kayıtlara girmediğini biliyorlarmı? Şimdi ne olacak altı üstü liken demeyin. Doğada en çok bulunan bitki nasılda Dersim'de kayıtlara girmez diye çevre ve orman bakanlığınında aklına geliyor, uzmanlar mutlaka araştırılmalı diyor. Sizde ÇED başvuru dosyası hazırladığınıza göre bilirsiniz demiyoruz çünkü araştırmadığınız için sizde bilmiyorsunuz. Dersim'de liken türlerinin kayıt altına girmediği örneği bilim insanları için keşfedilmemiş kıta örneği gibidir.

Tek likenmi burdan Türkiye'deki bilim insanlarına ve özellikle Tunceli Üniversitesi Rektörü Sn. Durmuş Boztuğ'a ilan ediyoruz, lütfen Pülümür vadisi üzerinde bulunan Marçik bölgesini şubat ayının sonundan Eylül sonuna kadar kayıt altına alın. Marçik bölgesi baraj alanının yüzde iksini bile kapsamıyor fakat bu küçük alan bile o kadar zenginki, barajın neden olmaması için cevapları taşıyor. Burda orkideler başta olmak üzere çok değişik türler bulunmakta yeterki Tunceli Üniversitesi olarak öncülük edip araştırın.Bitki çeşitliliği kadar yabani hayatta çok zengin, ne ararsanız var, yeterki art niyetle davranılmasın bilimsel etikle yaklaşılınca zenginlikler ortaya çıkacaktır. Doğayla ilgili en önemli kurum olan, Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik yani IUCN 'nin yayınladığı kırmızı listede bulunan Vaşak'larla ilgili tanımda özellikle Türkiye'de Dersim'e vurgu yapılıyor.Munzur dağlarındaki Vaşak populasyonları Türkiye'de dikkat çekmedi ama en önemli doğa kurumunun arşivlerine girdi. Vaşak'lar her yerde büyük tehlike altında, Avrupa'da çoğu yerde yok oldular, en ilginci ise özellikle Avrupa'daki milli parklarda Vaşak'ları tekrar doğal hayata döndürmek için büyük yatırımlar yapıldı. Bazı yerlerde başarılı olundu çoğu zamanda paraya ve imkanlara rağmen başaramadılar çünkü bazen doğadaki sistemi bozduktan sonra tamiri imkansız hale geliyor. Başaranlar ise Almanya'daki Milli Park Harz'daki gibi ziyaretçilerin akınına uğruyarak büyük ekonomik gelir elde ediyorlar.Bu örneği vermemizin nedeni Dersim'de o kadar çok Vaşak varki kimse araştırma gereği bile duymuyor, çünkü adı Dersim zaten yoketmeyi kafalarına koymuşlar. 2007'de çığ altında kalan Vaşak'ta Dersim'deki populasyona dair verilen örneklerden.Pülümür vadisinin biyolojik envanteriyle ilgili bilgileri vermeye devam edelim.Türkiye'nin en önemli doğa fotoğrafçılarından biri olan İlker Kül arkadaşlarıyla bir kaç günlüğünede olsa Mart 2009'da Dersim'e gelir. Kötü hava koşullarına rağmen Pülümür vadisinde çok az zamanda o kadar çok belge çıkarırki, herkesi şaşırtır. Sn.Kül'ün çektiği en önemli kare ise Kara Akbaba ve Kızıl Akbaba'nın olduğu resimdir. Bu iki türü aynı karede çekmeyi bırakın tek başlarına çekmek bile çok zor olduğundan, biyolojik envanterin zenginliği için önemli belgelerden biridir.Eğer bu örnekde yetmediyse Pülümür vadisinden kayıtlara düşen bilgilerle devam edelim, 19 Ekim 2009 da kenthaberin web sayfalarına düşen haberde dikkatsiz araba kullananlar tarafından telef olan Su Samurlarını belirtmesi bir başka belge. Hemen Su Samuruda demeyin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya öyle her yerde bulunmaz.Su samurlarının yoğun olduğu Zağge'den biraz daha yukarı giderseniz Rabat bölgesinde Ayılar ve Bezuarlar yani dağ keçilerinin sürüleriyle karşılaşırsınız.

Doğadan biraz uzaklaşıp Dersim'in araştırılmayan, görmezden gelinen kültüründende örnek verelim. Atlantı köyü baraj alanı içinde kalacak ve biz idda ediyoruz, Dersim'in tarihi ile ilgili en önemli yer Atlantı köyününde içinde olduğu Pax bölgesi. Atlantıda bizim objektifimize takılan tepe çok dikkatimizi çekti.Daha sonra öğrendikki o koskoca tepe höyükmüş, bunu o civarda oturan herkes biliyordu fakat yetkililer bilmiyordu.Dersim tarihinin çok önemli kesiti orda toprak altında fakat kayıtlara geçmemiş. Biz bu örneği daha önce Rabat'tada yaşamıştık, Rabatta kayıtlara geçmemişti. Armada şirketi Kenan Elektrik Üretim A.Ş. adına ÇED başvuru dosyasını hazırlamış içinde bilimsel kriterlere uyan doğru dürüst bir şey yok, asıl dosya sonra gelecekmiş diye ilan etmişler. Asıl dosya geldiğinde bizim ortaya koyduğumuz belgeleri dikkate alıp daha fazla araştıracaklarmı diyede safça beklenti içinde olmayacağız çünkü yıllardır Dersim'de doğayı katledenler aynı yöntemi Pülümür barajı içinde yapmaya çalışacaklar.

Bu baraj resmen katliamdır ve bizde sorularımızı sormaya ileriki günlerde devam edeceğiz, yaşayan Dersim'liye saygınız yok peki ölülerimizi neden rahat bırakmıyorsunuz. Barajın gövdesini tamda mezarlığın olduğu yere yapıyorsunuz, ÇED başvuru dosyasının 69 sayfasında bunu deklarede ediyorsunuz.BU YAPTIĞINIZ AYIPTIR, GÜNAHTIR, ZÜLÜMDÜR, CİNAYETTİR.





5 Ocak 2011