DERSİM DAVASI VE AVUKATLARIMIZ !

Barajlarla ilgili geçmiş dönemlerde somut olarak Sn.Murat Cano'nun adını sıklıkla duyuyorduk. On yıl önce İstanbul'daki Dersim dernekleri ve Sn.Cano çok çaba gösterdiler yıllar sonra ne olduysa Sn.Murat Cano'dan ses çıkmaz oldu. Dersim çok önemli sorunlarla boğuşurken TUDEF başka Avukatlarla yoluna devam etti.

Yeni adıyla DEDEF aktivisti Hasan Şen adına Avukatlar Meral Hanbayat, Öznur Bayoğlu ve Cem Yıldız 13.09.2007 tarihinde AHİM'e Dersim'deki barajlarla ilgili başvurdular. Dersim merkezde ise davalarla ilgili süreçler son yıllarda özellikle Sn.Barış Yıldırım'ın gayretleri ön plana çıkmaya başladı.

Sn.Yıldırım çok iyi niyetli olsada bazı zamanlar yanlış informasyonlarla yanılgılarada neden oldu. Halk baraj projeleri iptal edildi diye sevinirken yeni şoklarla karşılaştı. 2010 yılında Munzur Doğa Aktivistlerinin çabasıyla Dersim'de çok sayıda avukat barajların iptaliyle ilgili mahkemelere tekrar başvurdular. Murat Cano'yla başlayan ve çok sayıda avukatın dahil olduğu karışık bir süreç zamanla ortaya çıktı.

Anayasada koruma altına alınan haklardan ve devletin imza attığı uluslararası anlaşmalardan dolayı taraf olduğu bağlayıcılıktan yola çıkarak bile barajlarla ilgili mesafeler alınması kaçınılmazdı.

Türkiye'de yargı sisteminin sorunları, doğal, kültürel tanımlamalarda yaşanan eksiklikler, bilirkişilerin yetersizliği ile avukatların birbirinden habersiz yargıya başvurmaları sağlıklı sonuçların çıkmasını çok zor hale getirdi. Yıllardır hep duyarız Danıştay Munzur'daki baraj projelerini durdurdu diye fakat bir süre sonra çıkan bir yasa veya firmaların projelerdeki değişiklikleri ile ne yazıkki yeni oyunlarla yollarına devam ediyorlar.

Barajlarla ilgili avukatların tek başlarına gayret göstermeleri yerine ortak hareket etmeleri ve tek merkezden davalara müdahil olmaları en doğrusu olacaktır.

Davalarla ilgili itirazları okuduğumuzda malesef yetersizlikler çok ön plana çıkıyor, böyle dava dilekçeleri kesinlikle olmaz, olamaz diye düşünüyoruz.

Küçük kasaba avukatları gibi tutumlar Dersim davasında sergilenemez, düşünebiliyormusunuz Munzur dağlarıyla ilgili en önemli çalışmayı yapmış Prof.Dr. Şinasi Yıldırımlı'ya danışmak fikir almak bile bir türlü avukatlarımızın aklına gelmiyor, sonrada elimizde bir doktora çalışması olmuş olsaydı bile çok mesafe almıştık deniliyor. Hiç merak edildimi acaba Sn.Prof.Yıldırımlı'nın doktora tezi ne üzerine yazılmış. Eğer hala bilmiyorsalar lütfen aşağıdaki linkdeki yazıyı okusunlar.

www.sosmunzur.com/iz-birakanlar/news/snhocam-sizde-olmasaydiniz.html

En ufak delilin peşine düşmesi gerekenlerin böyle bir ayrıntıyı görmemeleri anlaşılır değil.

Avukatları bir araya getirecek birileri olmalı, hatta gerekiyorsa Anayasa profesörleri ve Türkiye'de bu konuda uzman, tecrübe sahibi hukukçularada danışılmalı, bilgi alışverişinde bulunulmalı.

Biz bu işi tek başına avukatların üstüne yığıp yapın demekde istemiyoruz, işin hukuki süreci barajlar davasının en önemli ayağı. Bir an önce Dersim,de ortak akıl etrafında Akil İnsanlar komitesi kurulmalı konusundaki ricamızı tekrar yeniliyoruz ve herkes üzerine düşen görevi yapmalı diyoruz. Bizimde bu komite tarafından verilecek görevleri sonuna kadar yapacağımız bilinilmeli. Herkes birbirinin üzerine işi atar ve çabaları görmezden gelir tek bir avukatın yaptıklarına kalırsak kesinlikle altından çıkamayız.

Barajlar meselesinde bir adım ilerlerken on adım geriliyoruz. Şu an durum ne hangi barajlarla ilgili ne tür kararlar alınmış, AHİM süreci nasıl işliyor doğru dürüst bilmiyoruz. Özellikle Dersim barosundan ricamız kamuoyuna şimdiye kadar kimler barajlarla ilgili müdahil olmuş, ne sonuçlar elde edilmiş ve özellikle AHİM sürecindeki son durumla ilgili bilgi vermelerini istiyoruz.

Avrupada Dersim adına yola çıkan çok sayıda kurum var, Dersimli bu kurumlar Avrupada çevre konusunda avukatlar tutup, Türkiye'den müdahil olan avukatlarla ortak yol belirliyebilirlermi, nasıl bir yol haritası çizilebilir konusunda baroyla beraber avukatların açıklamalarını merak ediyoruz.