Bir gün bilge bir adam sahil boyunca yürüyordu. Genç bir adamın sahil şeridi boyunca eğilip yerden deniz yıldızı alıp, herbirini şefkatle okyanusa geri attığını gördü. Yaklaşınca genç adama seslendi:
"Günaydın! Neden okyanusa deniz yıldızı atıyorsun?" " Güneş tepede ve sular çekiliyor.
Eğer onları geri atmazsam, ölecekler.
Ama genç dostum, kilometrelerce sahil ve sahil boyunca sayısız deniz yıldızı olduğunun farkında değil misin? Bir fark yaratman mümkün değil.
Genç adam nazikçe dinledi, sonra eğilip yerden bir deniz yıldızını daha alarak onu dalgaların arasından denize bıraktı ve
Onun için fark etti." dedi.
Her bir kişi değişimi gerçekleştirebilecek yetenekle donatılmıştır. Her birimizin kendi deniz yıldızımızı bulmamız gerek. Ancak biz yıldızlarımızı akılcı ve iyi dağıtabilirsek, dünya korunabilir.
2000 yılında çevreyle ilgili çalışmalara başladığımızda Dersim'in çevre sorunlarının bu kadar ciddi olduğunun farkında bile değildik. 2003 yılında somut olarak meseleyi kavradığımızda ise Dersim için birşeyler yaptıklarını idda edenlerle yolumuz ayrılmaya başlamıştı. Aynı bilge adamın genç adamı uyarması gibi bir durumla karşılaşmıştık, ya kendilerini bilge olarak görenlerin yıllarca çözüm diye önümüze koyduklarını kabul edip kendimizi avutup çözümsüzlüğün bir parçası olacaktık yada bu işin sistematiğini anlayıp karınca misali çözümler üretecektik. Hedefimiz öncelikli olarak kendimiz için doğamızı, tarihimizi ve kültürümüzü doğru tanımaktı, bu amaçla yapılacak çalışmalarda elde edilecek sonuçları bilim çevrelerinin dikkatine sunup Dersim coğrafyasında yeniden bilimsel çalışmaların yapılması için emek vermek istiyorduk.
İlk başlarda çok yalnızdık, açıkçası çoğalmak diye bir derdimizde yoktu sadece ve sadece daha çok doğru Dersim bilgisi için çalışıp, elde ettiğimiz bilgileri kamuoyuna sunup vicdanları rahatsız etmekle meşgulduk ama genellikle hep biz rahatsız oluyorduk.
S.O.S.Munzur,u nasıl tarif ederiz bilmiyoruz, çünkü karşılşığını bir kurum veya herhangi bir yöresel dernek mantığında bulmak çok zor. Web sayfamızda yapılan çalışmaları görenler bizim ne demek istediğimizi daha iyi anlıyacaklar, çünkü böylesine amatör ruhla gönül işini sistematik bir biçimde harmanlıyanların kendilerini anlatması kolay değil belkide adı konulmamış doğa ve kültür eksenli varolan kurumların dışında farklı bir şeyleri yapıyoruz bu yüzden adı ister bir kurum ister bir birliktelik olsun önemli olan Dersim'le ilgili doğru şeyler yapmak diye düşünüyoruz.
Derdimizi anlamanın en iyi yolu S.O.S.Munzur'un yaptıklarına ve yapmak istediklerine bakıp şimdiye kadar çözüm diye çok şey yaptıklarını söyleyenlerle karşılaştırmak daha doğru sonuçlar verebilir.
Kısa ve uzun vadeli planları olan, kimseden bir şey beklemeden elini herkesten önce taşın altına koyan anlayışımız var, zaten çalışmalarda elde edilecek veriler gerçekten umut taşıyorsa mutlaka günün birinde hedefine ulaşacağını biliyoruz, tek korkumuz bu bilgilerin iş işten geçmeden kamuoyuna ulaşması.
On yıllık çalışmalarımızın finans kısmını genellikle cebimizden verdik bazen bir yıl içinde iki üç aylığımızı tamamen bu işlere harcadık. Bazı istisnalarda oldu, yaptığımız çalışmaları bilen Dersim,lilerin ekonomik desteğinide gördük. Ekonomik olarak bu kadar sıkışmamıza rağmen herkesten öyle destekde beklemedik, bu çalışmaların dönmesi için paranın çok önemli olduğunu tabiki biliyoruz, olmadan hareket edemezsiniz bile ama en önemlisi vicdan ve insan kalitesi. Paranız olabilir ama gidip çatışmaların olduğu riskli bir yerde bu işleri kolay kolay yapamazsınız. Paradan çok insan kalitesinin öneminide bildiğimizden bu işlere destek verecek her insanın parasını kabul etmemiz için Dersim duruşunuda dikkate aldığımızı bilenler çok iyi biliyor sırf bu yüzden uzun yıllar çok zorlandık. Biz Dersim'de çalışmakla beraber yetenekli insanlarada elimizden geldiğince teknik destek sunmaya çalıştık gün geldi fotoğraf makinası hediye ettik gün geldi video kamerasını iş yapacak potansiyeli olanlara ulaştırdık. Bunları yaparkende şunu söyledik bu aletlerle neyi çekerseniz çekin Dersim coğrafyasını ilgilendiren bir şey olursa bizleride bilgilendirin. Çekimini yaptığınız belgelediğiniz her şeyin telif hakkı sizin biz sadece bunun bilgisini istiyoruz dedik bu güne kadar ağır aksak şekilde ilerledik. Zamanı geldi bizlerle beraber çalışan doğa dostu arkadaşlarımızın fotoğraflarını çok sayıda kişisel ve karma etkinliklerde sergiledik, bu çalışmaların çok ses getirdiğine tanık olduk.
Üstüne basa basa ifade etmek istiyoruzki biz Dersim'e her gidip gelişimizde bir şeyler yaptık sevinelim diyeceğimize dahada ağır sorumluluklarla geri dönüyoruz. Çünkü sürekli yeni bilgilerle dönüyorduk ve bizi en çok zorlayan ise yeni bilgilerin geniş kitlelere dağılmasını gerektiren vicdani sorumluluktu. Eskiden gerçekten bu kadar önemli bilgilerden habersiz ve sloganvari meselelere yaklaşıyorduk bu yüzden çok rahattık.Sadece botanik değil Arkeolojik yeni verilerede ulaştık bunlarıda web sayfamızda paylaşacağız. Botanikle ilgili hedeflerimizi 2008 yılında bitirmiştik bu işlere başladığımızdaki amacımız bilimin ilgisini çekmek ve en azından bilimsel bir çalışmayı yapmaktı. Zor geçen uzun yıllar içinde ikisinide yaptık, Ege,li veya Karadeniz,li olsaydık belkide bir yıl içinde istediğimiz sonuçlara ulaşırdık ama orası Dersim'di bu yüzden bu kadar uzun sürdü ve bizde bunun farkındaydık. O kadar çok ilginç şeylerle karşılaştıkki, en çok söylenende sizin başka derdiniz yokmu otun böceğin peşine düşmüşsünüz millet burda can derdinde siz nelerin peşindesiniz, birde ne kadar para dönüyor projemi yapıyorsunuz deniliyordu. Bölgede o kadar çok AB projesi yapılıyorduki bizide öyle zannettiler, işin nasıl döndüğünü anlattığımızda ise yok ya yani sizin bu işten hiçmi çıkarınız yok diye söylenmeye başlıyorlardı. Bize teklif edilen projelerde oldu biz kabul etmedik.Bunun çok nedeni vardı en önemlisi zaman sorunuydu, sağlam bir proje için iki yıllık bir zaman dilimine ihtiyaç var ve bizim hiç bir zaman bu kadar zamanımız olmadı. Her yıl Dersim'in bir parçasını bizden aldılar ve bizim öyle projelerle ilişkimiz olmadı. Şartlar olgunlaştığı ve gücümüz olduğu sürece işlerimizi yaptık. Türkiye'deki bilim çevreleri, WWF, Tema, Greenpeace gibi kurumlar Dersim'deki çevre katliamına karşı birşeyler yapsalardı bizlerde kendileriyle çalışır başka alternatifler aramazdık. Bu kurumlar içinde sadece biraz ilgileniyor gibi görünen Doğa derneğinide bu vesileyle Munzur'da daha fazla çalışmaya davet ediyoruz.
2008 yılında farkettikki hedefimize gerçekten ulaşmışız.
Munzur dağlarında yaptığımız çalışmalar ve Prof.Saukel,in çabaları yurt dışında bilim çevrelerine olumlu mesajlar verdi. Bu yüzden Botanik ve geleneksel ilaç bitki yöntemleriyle ilgilenen bilimsel kurumların Dersim,e ilgisi çok büyük oldu ama Dersim'dekiler halen bu ilgiyi bir türlü anlayıpta organize edemediler. Kendi alanında dünyanın en önemli müzelerinden biri 2010 yılının Mayıs ayında Dersim'de bilimsel araştırma yapmak istedi fakat ne belediye nede başka bir kurum buna hazır olmadığı için malesef bu fırsatı değerlendiremedik. Dersim adına yola çıkanların ne zaman hazır olacaklarını protesto etmenin dışındada bir şeyler yapacakları günü merakla bekliyoruz zira bu tür kurumların oraya gelmek istemeleri bizler için büyük şans. Umut ediyoruzki bilim dünyasının çok iyi tanıdığı ve bu alanda zirvede olan kurumların ilgisi boşa çıkmaz, çünkü bilimsel çalışmalara çok ihtiyacımız var.
İnsanların slogan atıp iş yapıyor gibi görünmeleri gerçekten çok acı bir durum. Yaşadığımız koşullarda bilim ve teknolojinin bu kadar geliştiği ortamda halen devam eden ilkelliğe yeter artık dediğimiz çok zaman oldu, sesimiz duyuldumu bilmiyoruz umut ediyoruzki artık bu yıl doğru birşeyler yapılır. S.O.S.Munzur belkide dünyanın en küçük arkadaş çevre oluşumudur, ve biz zor şartlarda azda olsa bir şeyler yapıyorsak Dersim adına yola çıkanlar ve koskoca kurumlar isteseler neler yapmazlarki diyede sormak istiyoruz.
Temmuz 2010
http://www.sosmunzur.com/calismalarimiz/news/calismalarimizdan-bir-kesit.html
