Dersim Doğasını Savunanlar, Haberiniz Varmı.

Dersimde bilimsel çalışmaların olması için uzun yıllardır, elimizden geldiğince çok çaba gösterdik. Pek bilinmez ama, Viyana Doğa Tarihi Müzesi ve o zamanki adı Tunceli Üniversitesi işbirliği yapsın diye yıllarca uğraştık. 2011 yılından itibaren Dersim’e dört defa gelen müzenin botanik bölüm başkanı Dr. Ernst Vitek ve diğer hocalarımız, çok önemli toplu flora çalışmasıyla Dersim florası envanterine büyük katkı sundular. Şimdiye kadar sadece flora çalışmalarında onbir bilim insanıyla çalıştık, bazılarında az emeğimiz oldu bazı bilim insanlarının çalışmalarında ise uzun yıllar içinde, hiç azınsanmayacak kadar katkımız oldu.

Metin Armağan hocamızı, Ebru Yüce Babacan hocamız vasıtasıyla tanıdık, zaten herkesin birbirinden haberi vardı. Dersim florası hakkında, daha önceki yıllarda birlikte çalıştığımız hocalarımızdan, edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak belirli bölgelere gitmek için teklif yaptığımızda, kabul etti ve kısa süreliğine  beraber çalıştık.

Metin Armağan hocamızla, İlk günkü yolculuğumuzda , özellikle Dersim’de kokusuyla ünlü Piltan bitkisini kayıt altına alması çok sevindiriciydi, çünkü yıllarca uğraşmamıza rağmen izini bulamamıştık. Sonraki gün, Buyer Ana gölüne yaptığımız yolculukta çok önemli kayıtları listesine dahil etti. 2015 yılında Tunceli Ticaret ve Sanayi Odasıyla yaptığımız Dersim Biyolojik ve Kültürel Envanter Çalıştayına katılarak, yaptığı sunumla çalışmasının ne kadar önemli olduğunu katılımcılara aktarmıştı. Daha sonraları bilimsel bir çalışma için Viyana’ya geldi ve Doğa Tarihi Müzesinde Dr. Ernst Vitek’le çalıştı, buradada hep Metin hocamızın yanında olduk.

Metin hocamızla çok iyi ilişkilerimiz oldu, bizim derdimiz yapılan çalışmaların tamamlanıp bir an önce kamuoyuna sunulması idi çünkü her gün artan madenler, barajlar, HES’ler, taş ocakları gibi vs. projelere karşı mahkemelerdeki en önemli dayanağımız bilimsel çalışmalardı.

Bazen tek bir bitki bile, bir bölgenin koruma alanı ilan edilmesi için etkili olurken, toplanan yüzlerce bitkinin teşhislerindeki gecikmeler, telafisi olmayan sonuçlar doğurduğunu ve geç gelen adaletin adalet olamayacağı gibi iş işten geçtikten sonra yayınlanan kayıtlarında, doğamızı korumada faydası olmayacağını sıklıkla dile getirdik.

Toplanan bitkilerin makul sürelerde kayıtlara girmesi için, sadece Metin hocamızla değil, Ebru hocamızlada tartışmalar içine girdik. Bütün hocalarımızdan mümkün olduğunca çalışmalarının biran önce kamuoyuna sunmaları için kendilerine düşüncelerimizi ilettik. Metin hocamızla geçen yıl konuştuğumuzda, listeleri tamamlayıp yayını sunacağını belirtmesiyle bizde bekledik.

Metin hocadan, topladığı bütün bitkileri teşhis etmesini tabiki beklemiyorduk, ama yüzde seksenler, doksanlar gibi bir oranı bekliyorduk.

20.03.2020 tarihinde Metin hocamızdan beklediğimiz yayın internette sunuma açıldı. 2014 yılında Orman ve Su İşleri Bakanlığının yapmış olduğu Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesinin açıklanan sonuç raporundaki bilgilere biraz eklemeler yapılarak, sunulmasına üzüldük. Aradan altı yıl geçmesine rağmen, beklentilerin çok altındaki kayıtların, yayında belirtilmesi üzerine kendisine durumu söylediğimizde, yalnız olduğunu ve yapması gereken diğer projelerden dolayı vakit bulamadığını söylemesinden sonra aynı Ebru hocamızla yaşadığımız tartışmaları yaşadık.

Daha sonraları, Metin hocanın çalışmasında büyük emekleri olan Doğa koruma Milli Parklardan, yetkililere durumu bildirdik. Sonuçta bakanlığın yaptığı bir proje ve diğer bilim insanları, kendi disiplinlerinde yaptıkları çalışmaları yıllar önce teslim etmişlerdi. Altı yıl geçmesine rağmen, tespitler tamamlanmamış ve ne zaman tamamlanacağıda belli olmayan bitkilerin geleceği için endişelerimizi bir kez daha kendileriyle paylaştık. Bizim için her çalışmayı yapan hocamız çok değerlidir.

Metin hocamızda sağolsun emeği büyüktür ama gerçekten bir bitki bile çok önemliyken, aradan altı yıl geçmesine rağmen Metin hocanın çıkardığı yayındaki bilgilere bakalım ve kararı siz verin.

Yayına bakıldığında, bitkilerin büyük çoğunluğunu 2014 yılında toplandığı belirtiliyor, 2018 yılına kadar belirli aralıklarla toplanmaya devam edilmiş. Çalışma boyunca toplanan 2950 örneğin 1559 tanesi teşhis edilmiştir deniliyor. Yani 1391 örnek teşhis edilmeyi bekliyor. On tane, yüz tane bitki değilki, 1391 bitki daha kayıtlar için bekliyor. Hemen yanlış anlaşılmasın, bunların hepsi yeni türler demek değil, belki üç beş tane daha yeni tür çıkabilir. Bitkilerin bir kısmı, daha önce Türkiye florasında kaydı olup ama Dersim florasında kayıtları olmayan bitkilerdir, bir kısmı ise daha önce ildeki bazı bölgelerde, örneğin Pertek bölgesinde kaydı olan Ovacık, Pülümür veya yıkım projelerinin olacağı alanlarda yeni olabilecek kayıtlardır, bu yüzden bizim için gerçekten çok önemliler.

Sonuç olarak teşhis edilmeyi bekleyen 1391 örnek daha var ve doğamızın geleceği için çok ama çok önemli olduklarından, kamuoyuna derdimizi anlatmak istiyoruz.

Bu sorunu çözecek olanlar, Metin hocamızla beraber Milli Parklardaki yetkililer, umut ediyoruzki, kırılma olmadan kısa sürede çözülür. Hazır bu konu açılmışken şunuda belirtmek istiyoruz, projeye ilk önce başka biri dahil olmuştu, ilk açan soğanlı bitkiler döneminde bir, iki gün görev almıştı daha sonrada bırakıp gitmişti. Düşünebiliyormusunuz adam bir, iki gün yer alıyor sonrada bırakıp gidiyor, 2014 yılının Mayıs ayının sonlarında, Metin hoca projeye dahil oluyor.

Metin hocanın, projeye bu kadar geç dahil olmasından dolayı yaşanan zaman dilimindeki kayıplar, bizler açısından coğrafyamızın kaderini etkileyecek kadar önemli olduğunu tekrar belirtelim. Aradaki zaman farkından dolayı, özellikle Munzur ve Pülümür vadilerinin taban bölgelerinde, başta soğanlı bitkiler olmak üzere, ilk dönem florası kayıtlarında, büyük eksiklikler var.

Bitkilerin ilk dönemleri geçtiği için, bu dönemin çoğu bitkilerinin, her iki vadinin taban bölgelerinde kayıtları yok, bazılarının yükseklerde kaydı var. Metin hoca projeye çok geç katılmasına rağmen, geri kalan dönemde, gerçekten çok iyi işler yaptı. Metin hoca ilk başta çalışmaya dahil olsaydı örnek sayısını çok artırabilirdi, buda bizim talihsizliğimiz diyelim.

Durum bundan ibaret, bir yanda sevdiğimiz hocamız diğer yanda bizim için her şeyden değerli Dersim var. Bu sorunu uzun zamandır yaşıyoruz, temennimiz Metin hocamızın, yeni bir yayınla Dersim florasını derli toplu olarak düzenleyip sunması. Ama zamanımız olmadığı ve bu güne kadar fazla beklediğiz için bunu kamuoyuna deklare etmek zorunda kalıyoruz.

Kimse şu an Dersim florasının gerçek değerini bilmiyor. Şimdiye kadar sekiz çalışmada ortaya çıkan binlerce bitki var Metin hocanın çalışmasıda tamamlanır ve dokuz çalışmanın, sonuçları karşılaştırılır, kıyaslamalar yapılırsa, Dersim florasının gerçek değerleri ortaya çıkarılır.

Dersim florası kayıtlarının bir kaynakta derlenmesiyle, toplam bitki sayısı, endemikleri, nadir bitkileri ve korunması gereken türlerin, yayılım alanlarını doğru ifade ederek, çok sayıdaki önemli bitki alanının kamuoyunun dikkatine sunulması gerekiyor.

Şu aşamada yapılması gereken, Dersimde çevreyle ilgilenen kurumların, Milli Parklar Müdürlüğüne gidip, Metin hocamızın çalışmasını, biran önce tamamlanması için resmi olarak başvurmaları gerekiyor.