Flora Ma

FLORA

Dersim’de yaptığımız çalışmaların ana ekseninde hep flora oldu. Bu yüzden flora bizi en çok zorlayan disiplindi. Verilen büyük emeklere rağmen hiçde azınsanmayacak çok önemli kayıtların oluşmasında emeğimiz oldu. Şimdilik üç yeni türü litaratüre kazandırdık, bu sayı ileriki dönemlerde dahada artacak, tarihte Dersim ve Düzgün Baba isimleri ilk defa iki bitkiye ad olarak verilerek resmi olarak bilim dünyasının dikkatine sunuldu. Bunlara ek olarak 700 ile 1000 arasında farklı bitkilerin örnekleri toplandı, bunlar içinde Dersim için yüzlerce yeni kayıttan ve Türkiye için yeni türlerden sözedebiliriz. Bu bitkilerden teşhisleri yapılan ilk 93 bitkinin 52 tanesinin kayıtları Dersim’de vardı, 41 tanesinin kayıtları ise yoktu. Toplanan bitkilerin tümü, teşhis edildiğinde çok sevindirici haberleri duymak şaşırtıcı olmayacaktır.

Bitki takibi, teşhis edilip, kayıt altına alınması çokda kolay bir durum değil, hele Dersim gibi sorunlu bir bölgeden bahsediyorsanız çok zahmetli bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Zorluk derecesi Ege, Akdeniz veya Trakyadaki bir bölgeden yüz kat daha zor. Yapılan bütün çalışmaların çokda sancılı geçen, görünmeyen tarafı varki, bunu şimdilik yazmayalım çünkü çok fazla şeyler yaşadık. Şimdi geriye dönüp baktığımızda yok ya, bunlarıda yaşadıkmı diyebiliyoruz. Bu fasıl uzun sürecek biz gene asıl meseleye gelelim.

2000 yılından 2006 yılının Mayıs ayına kadar çalışmalarımızı hasbel kader yapıyorduk, ama 2006 yılının Mayıs ayında 2002 yılından beridir tanıdığımız Viyana Üniversitesi Eczacılık fakültesinden Prof. Dr. Johannes Saukel‘le altı günlüğüne Dersim’e gözlem gezisi için yola koyulduk. Prof. Saukel’e yıllarca Dersimde çekilmiş bitki resimlerini göstermiş, barajlar ve maden aramalarına karşı kayıtlar tutulmazsa, bu alanlardak türlerin yok olacağını ve uzun vadede doğamızın çok büyük tehlike altına gireceğini anlatıp, bize yol göstermesi için Dersime davet etmiştik. Gerçi bu daveti Türkiye’den çok sayıda bilim insanınada aktarmıştık ama karşılık bulamamıştık. Burda, Prof. Dr Şinasi Yıldırımlı’yı bir kenara koyuyoruz. Çok değerli Şinasi hocamız uzun yıllar sonra gelmeyi kabul etmişti, bu seferde zamanları ayarlamada sorunlar olduğundan yapamamıştık.

Prof. Saukel bize şunu söyledi, uzun zamandır beni floranız hakkında bilgilendiriyorsunuz, benim gelmemin o kadarda kolay olmadığını sizde gördünüz, şartları çok zorladım ve sizinle geleceğim. Altı günlük gözlem gezisi sonucunda resimlerdeki gibi zengin florayı görürsem, Türkiyede bir Üniversite bulup bölgede çalışabiliriz dedi.

Feribotla Perteke vardığımızda, bitki çeşitleri arasındaki yolculuğumuzda, Prof. Saukel tek tek bitkiler hakkında bilgi veriyordu. Sorpiyan yakınlarında Prof. Saukel durmamızı söyledi, düz ve sulak bir alandı. Burda biraz kaldıktan sonra ben kararımı verdim, gezinin sonunu beklememize gerek yok ilk izlenimlerim çok zengin biyolojik çeşitlilik var demesi oldu. Çok şaşırmıştık, 15 dakika durduğumuz yerde ne olabilirdiki, hoca Dersim coğrafyasının, daha yüzde birini görmeden ikna olmuştu. Dile kolay, dört yıl uğraşın sonucu Dersim’e gelen Prof. Saukel, ilk gözlem yaptığı yerde kararını verdi, halbuki bizde altı gün içinde, elimizden geldiği kadar önemli bölgelere hocamızı götürüp olumlu karar vermesi için çabalıyacaktık. Yolculuğa başlamadan evvel hep şunu düşündük, yıllardır hocayı getirmek için uğraşlar verdik, hocada gerçekten sınırları çok zorluyarak Dersim’e gelmek için fedakarlık yaptı, ya Dersim bizim tahmin ettiğimiz gibi çıkmazsa, hocada burası diğer yerler gibi vaya biraz daha iyi ama araştırma yapmaya değmez derse ne olacaktı. Neyseki ilk durduğumuz yerde hocamız bizleri rahatlatan haberi verdi ve bizde bu haberin etkisiyle çok değerli gözlemlere olumlu olarak başladık.Çalışmalarımız flora (1)Çalışmalarımız flora (2)Ertesi gün Munzur vadisine doğru yola çıktık, bir noktada durduk. Prof. Saukel, gördüğü bitkiler hakkında bize sürekli önem dereceleri hakkında bilgi veriyordu, eline aldığı bitkiyi gösterdi, tanıyormusunuz dedi, tanımıyoruz dedik. Bizim için en değerli bitkiler ters lale gibi gösterişli bitkilerdi ama bu işin uzmanı bize başka bir dünyanın kapılarını açıyordu. Prof. Saukel bizden bitki hakkında bilgi alamayınca, gülerek bitkinin özelliklerini anlattı.Çalışmalarımız flora (3)Çalışmalarımız flora (5)Çalışmalarımız flora (6)Çalışmalarımız flora (7)Çalışmalarımız flora (8)Çalışmalarımız flora (9)Çalışmalarımız flora (10) Çalıştığımız bilim insanları bu tekniği hep kullandılar, öncelikle karşıdakine hiç bir şey empoze etmeden çok büyük bir sabırla son cümlesine kadar dinleyip daha sonrada bilimsel açıklamalarda bulundukları için bizlerde kendilerinden çok şeyler öğrendik. Prof. Saukel bu çok önemli bitki için, ben bu bitkinin sıvısı hakkında bilgiye sahibiyim, Üniversitede derslerde ilaç yöntemleri üzerine bu bitkiyi çok anlattım. İlaç endüstrisi için çok önemli bir bitki, benim bildiğim Afganistan ile Pakistan arasında bir bölgede doğal ortamında yetişiyor, burda görmem çok şaşırtıcı dedi.

Altı gün sonunda Prof. Saukel’e genel olarak bölgede bulunan bitkiler için ne diyorsunuz. 1518 bitki olduğu, bunlardan 227 si Türkiye için endemik, 55 tanesi ise sadece Munzurlara özgü dediğimizde. Daha önce yapılan araştırmaları bildiğini, Prof. Dr. Şinasi Yıldırımlı hoca başta olmak üzere, yapılan çalışmaları önemsediğini söyledi. Burası çok değerli ve kayıtlarda olmayan çok bitki var bu yüzden bende bu gözlem gezisini yapıyorum, eğer beraber çalışacak kurum bulursak çok fazla yeni kayıtları oluşturabiliriz diyordu. Biz ise mahallenin küçük bakkalı gibi illa hesap diyorduk, hocam gördünüz, şimdi biliyorsunuz tahminleriniz ne diye.

Prof. Saukel, bakın illa bölgenin ne kadar önemli olduğunu bilmek istiyorsanız fazla uzatmadan şunu söyleyeyim.  Buyer gölüne doğru yaptığımız yolculukta, mola vermiştik, o noktada dört tane ardıç ağacı vardı ve bu dört ağaçtan üç tanesi farklı türdü, bu çok ama çok önemli bir veri. Ikincisi yol boyunca gördüğümüz o büyük ardıç ağacı çok yaşlı, anıt ağaç olarak mutlaka korunmalı. Dersim’in ne kadar zengin olduğunu şöyle ifade edeyim, bir bölge içindeki çeşitlilik ve endemik sayısı tabiki önemli, size anlatmak istediğim çok daha önemli bir şey var. Dersim’de farklı fitocoğrafik bölgelere ait bitkiler bulunmakta buda flora açısından zenginliği ifade eder demesiyle, endemik sayısının oranı kadar önemli olan, farklı bitki coğrafyalarına Dersim’in sahip olduğunu öğrendik.Çalışmalarımız flora (12)Çalışmalarımız flora (11)

Geri geldiğimizde Prof. Saukel uzun bir süre Türkiyede, Dersimde çalışacak bir Üniversite aradı fakat bulamadı. Bölgedeki çatışmalı durumdan dolayı kimse Dersimde çalışmak istemiyordu.. Prof. Saukel Türkiyede üniversite bulmak çok zor, bu yıl mezun olacak öğrencilerim arasında Dersime gelip diploma tezini yazmak isteyenler var isterseniz bir öğrencim sizinle gelsin demesiyle, bizde Palu kökenli Kader Karlıdağ’ın olmasını istedik. Neden Kader hanımı tercih ettik, Palu’lu olmasından dolayı bölgeye yabancı biri değildi, fazla zorlanmayız diye düşündük. Kader hanımla bir araya gelip konuşup anlaştık. Kader hanım Elazığ’daki akrabaları sayesinde Fırat Üniversitesi botanik bölümünden Prof. Dr. Şemsettin Civelek ve asistanı Murat Kürşat hocayla konuşmuştu. Murat hocada bu çalışma için Kader hanımla Dersime geldi ve birlikte çok önemli verileri özellikle etnobotanik bilgilerini kayıt altına aldılar.Çalışmalarımız flora (13)Çalışmalarımız flora (14)Çalışmalarımız flora (15)Çalışmalarımız flora (16)Çalışmalarımız flora (17)Prof. Saukel’ın geçmişte bizi yönlendirmesiyle 2003 yılında Viyana Doğa ve Tarih Müzesinin botanik bölümü müdürü Dr. Ernst Vitek’le tanıştık. Dr. Vitek’in başında olduğu kurum, bitki kayıtları açısından Dünyanın en önemli ilk üç kurumundan biri olarak gösteriliyor ve kendilerini tanımak, Dersime gelmelerini sağlamak bizler için tarihi şanstı.

2011 yılında kamuoyuna deklare ettiğimiz Tunceli Üniversitesine yönelik çağrımızdan dolayı, Rektör bey Viyanaya geldi ve Dr. Vitek’le müzede Prof. Saukel’le üniversite bilimsel konularda işbirliğ için karar aldılar. Dr. Vitek uzun yıllar beklemenin sonucunda nihayet Dersime varmasına sayılı günler vardı. Tunceli Üniversitesi ve Müze üç yıllık anlaşma yaptı ve çalışmalara başladılar.Çalışmalarımız flora (19)Çalışmalarımız flora (21)Çalışmalarımız flora (22)Bu çalışmada Yrd. Doç. Dr. Ebru Yüce, Biyolog Cemil Ergin, Yrd. Doç. Dr. Uğur Çakıcıoğlu ve Dr. Ernst Vitek birlikte emek verdiler. Dr. Vitek uzmanlık alanı olan kengerlerin peşine düşerken Dersim için yüzlerce yeni kayıta, diğer hocalarımızla birlikte emek verdi.Çalışmalarımız flora (39) Çalışmalarımız flora (40) Çalışmalarımız flora (41)Çalışmalarımız flora (38) Çalışmalarımız flora (37) Çalışmalarımız flora (36)Çalışmalarımız flora (26) Çalışmalarımız flora (27) Çalışmalarımız flora (28) Çalışmalarımız flora (30) Çalışmalarımız flora (32) Çalışmalarımız flora (33) Çalışmalarımız flora (34) Çalışmalarımız flora (35)Dersimdeki bitki çeşitliliği hiç abartısız çok zengin ve çoğu ülkelerden daha fazla türe sahip, kayıtlara girmemiş çok sayıda tür var. Son yıllarda bu alanda önemli kayıtlar tutuldu fakat eksiklikler halen var, bunun en büyük nedeni çatışmalı ortam, kurumların ilgisizliği ve diğer sorunlar. 2014 yılında bakanlığın yapmış olduğu envanter çalışması vardı, bu öylesine bir tarihi fırsattıki ne yazıkki Dersimliler anlıyamadı. Biz bunun üzerine bir yazıyı web sayfamızda yayınladık. Böylesine bir fırsat bir daha olmaz ne olur biraz duyarlı olup çalışmaya destek verelim diye çok çırpındık, malesef olmadı. Uzun yıllar içinde belirli tecrübelere ulaştığımızdan, bakanlığın yapacağı çalışmadan dolayı vatandaş olarak bilim insanlarına yardımcı olmak için başvurduk ve bildiğimiz önemli bitki alanlarını kısıtlı zaman diliminde kayıtlara geçmesine yardımcı olduk. Metin Armağan hocamız, Ebru Yüce ve Ernst Vitek ve Şinasi Yıldırımlı hocalarımız gibi çok önemli kayıtların oluşmasını sağladı.Çalışmalarımız flora (47)Çalışmalarımız flora (45)Çalışmalarımız flora (52)Çalışmalarımız flora (50)Çalışmalarımız flora (51)2015 yılında, TSO ile birlikte yaptığımız çalıştayı için, uzun yıllar sonra Dersime tekrar gelen Prof.Dr.Şinasi Yıldırımlı ve Bingöl Üniversitesinden Doç.Dr. Ömer Kılıç hocalarımızın, Söğütlüçeşme, Hakis ve Rabat yakınlarında yaptıkları çalışmalarda çok anlamlıydı. Özellikle baraj ve HES tehlikesi altındaki Söğütlüçeşme ile Hakis bölgelerindeki her bir kayıt, dağlardaki onlarca kayıta bedeldi, çünkü mahkemeler ve bilirkişiler için önemli verilerdi. Söğütlüçeşme ve Hakis‘te hocalarımız kısa sürede çok değerli verilere ulaştılar.Çalışmalarımız flora (55)Çalışmalarımız flora (55a)Çalışmalarımız flora (56)Çalışmalarımız flora (58)Çalışmalarımız flora (57)

Flora kayıtları çok emek istiyen bir disiplin, uzun yıllar gözlem yapıp bilgilere sahip olduktan sonra emeklerin karşılıkları görülüyor. Birden bir bir bölgeye gidip verim almanız imkansız, uzun gözlemlere yayılan yıllar sonucu bir şeyler ortaya çıkıyor. Üzerinde çok çalışılan kengerle ilgili bir örnekle bunu daha iyi anlatabiliriz.

Hocalarımız ilk arazi çalışmalarında Dersimdeki kengerin yeni bir tür olduğunu söylüyorlardı, bir yıl sonra kengerin tüm Dersim coğrafyasında izi sürüldü ve Türkiye’deki ilk kayıtın olduğu yerlerden Bayburta gidip izini aradılar. Bundan bir yıl sonra tekrar tüm Dersim coğrafyasında takip edildi ve tekrar Bayburta gidildi. Üçüncü yıl içinde Bir kez daha Dersim coğrafyası gözden geçirildi, ilk kenger kayıtlarından olan Kemaliye yakınlarındaki Sandık ve Ocak köylerine gidilip 1890 yılında ünlü bilim insanı, Paul Ernst Emil Sintenis ilk kayıt yaptığı izleri takip ettik.Çalışmalarımız flora (60)

Viyana Doğa ve Tarih Müzesi herbaryumunda, Paul Ernst Emil Sintenis’in 1890 yılında Kemaliye – Eğin’de kayıta aldığı kenger.

Çalışmalarımız flora (61)Çalışmalarımız flora (62)

125 yıl sonra Paul Ernst Emil Sintenis’in izinde Kemaliye – Eğin, Sandık köyünde.

Çalışmalarımız flora (63)Çalışmalarımız flora (64)Bir bitkinin takibi üç yıl aldı, verilen emeği çok yakından gördük, barajlar ve maden aramaları ile ilgili firmaların hazırladıkları raporlara bakınca, bilim bu mudur demeden edemiyoruz. Nasıl olurda, madenler ve barajlar olsun diye, bir haftalık bir gözlemle hemen karar veriliyor. Çoğunlukla gözlemde yapmıyorlar, masa başında oturup, işlerine gelen şeyleri yayınlayıp, litaratür bu denilerek milyonlarca yılda oluşmuş değerleri, kar hırsına kurban ediyorlar. Verdiğimiz sadece bir bitki örneği, onlarca bitkinin takibini düşünün, emeğin ne olduğu ortaya çıkar.Çalışmalarımız flora (44)Çalışmalarımız flora (59)Flora dediğimiz gibi çok emek verdiğimiz alandı, bütün hocalarımıza şükran borçluyuz, çevre mücadelesinde kamuoyu oluşturma ve mahkemelere çok sağlam delilleri hocalarımızın yaptıkları çalışmalardan dolayı artık sunabiliriz. Onbeş yıllık çalışmalarımızın ana hedefi daha fazla Dersim bilgisiydi, bunuda geldiğimiz noktada, varolan eksikliklere rağmen, yaptığımızı düşünüyoruz.